Antik Mısır'dan Mezopotamya'ya kadar kralların ve soyluların mücevherlerini süsleyen lapis lazuli, büyüleyici gece mavisi rengiyle öne çıkan opak bir mineral kayacıdır. İçerisinde barındırdığı altın sarısı pirit zerreleri ve beyaz kalsit damarları, her bir taşı benzersiz birer doğa tablosuna dönüştürür. Ancak bu özel yapının güzelliğini yıllar boyu muhafaza edebilmesi için doğru kullanım ve bakım ilkelerine dikkat edilmelidir.
Gözenekli Yapı ve Sıvı Teması
Lapis lazuli tam anlamıyla tek bir mineral değil, lazurit, kalsit ve piritin birleşimiyle oluşan metamorfik bir kayaçtır. Gözenekli yapısı nedeniyle kimyasal temizleyicileri, parfümleri ve hatta fazla suyu hızla emebilir. Bu durum taşın yüzey cilasının matlaşmasına ve doğal mavi renginin solmasına yol açar.
Hassas Yüzey Temizliği ve Kurulama
Lapis lazuli takılarınızı temizlerken kesinlikle ultraviyole temizleyiciler veya sert sabunlar kullanmamalısınız. Nemli ve yumuşak bir pamuklu bez ile taşın yüzeyini silmek ve ardından hemen kurulamak en güvenli yöntemdir. Düzenli olarak yapılan bu hafif bakım, mineral yüzeyinde biriken toz ve yağ tabakasını zarar vermeden uzaklaştırır.
Doğru Depolama ve Çizilme Koruması
Mohs skalasında 5 ile 5.5 arasında nispeten yumuşak bir sertliğe sahip olan lapis lazuli, daha sert kuvars veya elmas takılarla temas ettiğinde kolayca çizilebilir. Bu nedenle lapis lazuli kolyelerinizi veya yüzüklerinizi yumuşak kumaş keselerde ayrı olarak saklamanız önerilir. Taşın pirit ışıltısını korumak için nemden uzak, serin bir kutu ideal depolama alanıdır.
